ak kılıf

is. 解́ 筋膜

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • kılıf — is., Ar. ġilāf 1) Bir şeyi korumak için kendi biçimine göre, çoğunlukla yumuşak bir nesneden yapılmış özel kap Bütün vücudu sanki ziftten bir kılıf içine tıkılmış gibi idi. Y. K. Karaosmanoğlu 2) mec. Yolsuz bir işe bulunan sudan gerekçe Birleşik …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kılıf — (Cəbrayıl, Qarakilsə, Ordubad, Şahbuz) hasar altından keçən su yolu. – Otdar kılıfın gözün tutub, su keşmir (Şahbuz) …   Azərbaycan dilinin dialektoloji lüğəti

  • KULAFE — Kılıf, kın, kabuk. Zarf …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • İGTİLAF — Kılıf içine girme, gılaflanma …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • călaf — căláf ( furi), s.n. – Garnitură din perle, fir aurit sau tafta, folosită la vechile pipe orientale. – var. calîf, chilîf (înv.). tc. kilif (Şeineanu, II, 81); cf. alb. kilif, bg. kalăf, sb. kalif. – Der. încălăfa, vb. (a împodobi cu perle) …   Dicționar Român

  • gömlek — is., ği 1) Vücudun üst kısmına giyilen kollu veya yarım kollu, yakalı giysi Sarı zeminli, kırmızı çiçekli gömleğinin yalnız boğazına tesadüf eden düğmesi ilikli, ötekiler açıktı. S. F. Abasıyanık 2) Kadınların giydikleri ince kumaştan yapılmış… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ZARF — Kap, kılıf. Mahfaza. * İçine mektup konulan kılıf kâğıt. * Gr: Bir fiilin veya bir sıfatın veya başka bir zarfın mânasına yer, zaman, mâhiyyet (Nicelik, nitelik) gibi cihetlerden başkalık katan vasıflarını belirten kelime …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • κιλίφι — το μαξιλαροθήκη, κελύφι*. [ΕΤΥΜΟΛ. Αντιδάνεια λ. < τουρκ. kilif < ελλ. κελύφ ιν < αρχ. κελύφ ιον υποκορ. τού κέλυφος] …   Dictionary of Greek

  • anahtarlık — is., ğı Anahtarların kaybolmasını önlemek ve kolayca kullanılmasını sağlamak için takıldığı maden, deri vb.nden yapılan halka veya kılıf …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bumbar — is., Far. mebār, mubār 1) Büyükbaş ve küçükbaş hayvanların kalın bağırsağı 2) Bu bağırsağa ciğer, kıyma, pirinç veya bulgur doldurularak yapılan yemek Bumbar dolması. 3) Soğuğun girmesini önlemek için kapı ve pencere aralıklarına takılan, içi… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kap — 1. is., bı 1) İçi gaz, sıvı veya katı herhangi bir maddeyi alabilen oyuk nesne 2) Kap kacak 3) Türlü şeylerin taşınması veya saklanması için kullanılan torba, kılıf, çanta, sepet, sandık vb 4) Kapak, cilt Birleşik Sözler kap kacak bileşik kap… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.